VERGİ ADALETSİZLİĞİNE DAİR BAZI ÖNERİLER

Bu yazımda sizlere çok basit bir şekilde ülkede vergi adaletinin nasıl sağlanabileceğine dair bazı önerilerde bulunacağım. Öncelikle şunu hepimiz biliyoruz ki dolaylı vergilerin yüksek olduğu bizim gibi ülkelerde vergi adaletinden bahsetmek irrasyoneldir. Devamlı bu adaletsizliği dile getiren biri olarak aslında uygulanabilirliği yüksek ve her vatandaşın anlayabileceği basit bazı çözüm yolları sunacağım. Kanun koyucuların, bu işe gönül vermişlerin, seçilmişlerin, atanmışların kısacası her kesimin bu önerileri dikkate alması dileklerimle.

 

1-      Öncelikle temel vergi politikamız şu olmalıdır; Harcayandan değil de kazanandan vergi toplanmalıdır.

2-      Beyanname veren mükellef sayısı arttırılmalı ve böylece bazı indirim ve avantajlardan maaşı kaynağında kesilen ücretlilerde yararlanmalıdır. (Örneğin bugün bir patron çocuğunu özel okula gönderdiği için bu masrafları gider yazarak vergi avantajı sağlarken, yanında çalışan işçisi çocuğu için sadece 20 lira AGİ farkı alır.)

3-      Etkin ve tarafsız bir vergi denetimi uygulanmalı ve kayıtdışılığın önüne geçilmelidir. (Burada şöyle bir örnek vermek gerekirse sadece yasadışı bahiste kayıp yaklaşık 8 milyar lira civarında)

4-      Verginin tabana yayılması ve mükelleflerin vergiye gönüllüğünün arttırılması gerekmektedir.

5-      Özellikle zorunlu ihtiyaçlarda (akaryakıt, elektrik, doğalgaz) KDV oranının %18’den yasada belirtilen orana yani %10’a çekilmesi gerekmektedir. (KDV’nin kanundaki oranı %10’dur. KDV kanunu madde 28)

6-      Vergilerin konuluş amacına göre uygulanması gerekmektedir. (Örneğin ÖTV’nin amacı lüks tüketimi vergilendirmek olmalı iken bugün elmas pırlantada 0 olan ÖTV doğalgazda %2, tıraş köpüğünde %6,7’dir.)

7-      Vergilemede yürütme organına sınırsız yetki verilmesi verginin yasallığını zedelemektedir.

8-       Özellikle vergilemede ki bazı muafiyet ve istisnalar vergide adaletsizliği tetiklemektedir. Bu nedenle bir an önce bu konuda düzenleme yapılmalıdır. (Örneğin 2017’de 46.000 lira gelir elde eden bir süper lig hakemi istisnadan dolayı vergi ödemez iken aylık 1.777,50 lira alan asgari ücretli her ay hem gelir, hem de damga vergisi ödemektedir.)

9-      Gelir vergisinde ücret geliri elde edenler için dilimleri arasındaki alan genişletilmeli ve oranlar aşağıya çekilmelidir. (Örneğin 2017’de ilk dilim sınırı 13.000 lira ve oran %15’tir. İkinci dilim sınırı 30.000 lira ve oran %20’dir. İşte bu oranlar %5’er puan aşağı çekilerek dilimler arası tutarlar yükseltilmelidir. Yani ilk dilim 13.000 lira ve oran %10 olursa ikinci dilim sınırı 70.000 lira olup oran %15 olmalıdır.)

10-   Rantın vergilendirilmesinin önü açılarak gelirin yüksek ve kayıtdışı olduğu alanlarda rant vergisinin uygulanması gerekmektedir. (Örneğin vatandaş 3 sene önce 100.000 liraya aldığı bir evi 3. Senenin sonunda “metronun evin yakınından geçirilmesi nedeniyle” artan değeri ile 500.000 liraya satmakta ancak tapu değeri düşük olduğundan ve satış bunun üzerinden yapıldığından bu fark devlet tarafından vergilendirilememektedir. Devlet bu durumda hem tapu harcı hem de gelir vergisi gelirinden ciddi bir kayıp yaşamaktadır.)

11-   Vergi aflarına artık bir son verilmelidir. Çünkü afların sıklığı özellikle aktif vergi mükelleflerinde rehavete sebebiyet vermekte ve mükellefi vergiyi düzenli ödemekten imtina eder hale getirmektedir. Affederek vergi toplanmamaktadır. (Örneğin 2017 yılının ilk dört ayında tahakkuk eden KDV 71,2 milyar lira iken devlete ödenen sadece 17,9 milyar liradır.)

12-   Dolaylı vergiler fiş ve faturalarda açık ve ayrı olarak belirtilmeli, maaşlı çalışanların ücretleri brüt üzerinden ödenmelidir. Böylece her vatandaş vergi yükünü hissedecek, vergi bilincine sahip olacak ve bütçenin temel gelirini kendisinin finanse ettiğinin farkına varacaktır. Bunun sonucunda da kamu bilinci sağlanarak kamu harcamalarının sorgulanması artacak, keyfiyetin ve israfın önüne geçilecektir.

13-   Verginin vergisini almak gibi mükerrer bir uygulamadan vazgeçilmelidir. Vatandaş ödediği bir dolaylı vergiye tekrar bir dolaylı vergi ödemektedir. Bu durum vergide adalet ilkesine uygun düşmemektedir. (Örneğin ÖTV’nin KDV’si gibi)

14-   Anayasa’nın 73. Maddesi gereğince “Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının temel amacıdır.” denilmektedir. Bunu yazmaktan ziyade uygulamak gerekmektedir.

15-   Ayrıca son olarak unutulmamalıdır ki sürekli olarak vergi oran ve tutarlarını arttırmak belli bir noktadan sonra geliri arttırmak yerine kaçakçılığın önünü açmaktadır. (Bakınız: Laffer eğrisi)

Yazımı burada noktalarken çok sevdiğim şu sözü de sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Keşke bu ülkenin kanunlarını yapanlar da türkülerini yapanlar kadar cesur olabilselerdi.”

                                                                                                         Ozan Bingöl

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>