İŞYERİ KİRA ÖDEMELERİNDE GİDER PUSULASI DÜZENLENMEZ!

 

Geçtiğimiz günlerde Şükrü Kızılot hocamın gazetedeki köşesinden değindiği ve muhasebe camiasında büyük ilgi uyandıran “İşyeri kira ödemelerinde gider pusulası düzenlenmesi gerektiği” hakkındaki yazısı ve Kocaeli vergi dairesinin ilgili özelgesini değerlendirmenin elzem olduğu kanısındayım.


Öncelikle Kocaeli vergi dairesinin verdiği “İşyeri kira ödemesi yapanlar, banka dekontunu ‘kira ödemesinin belgesi’ olarak, defterlerine gider yazamazlar. İşyerini kiraya verene ayrıca gider pusulası imzalatmaları gerekir” dediği 16.05.2013 tarih ve 70280967-105-89 sayılı özelgesini ele alalım. Burada belirtilen gider pusulası düzenleme zorunluluğu Vergi Usul Kanunun 234. Maddesinde şöyle belirtilmiştir, “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için gider pusulası düzenlemek zorundadırlar” denilmektedir.  Vergiden muaf esnaf kavramı Gelir Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinde tanımlanmıştır. 9. maddede sayılan hiçbir iş şahsi gayrimenkulü kiraya verme ile ilgili değildir. Kira geliri elde eden vatandaşlarımız her şekilde Gelir Vergisi Kanununun 70. Maddesinde “Gayrımenkul Sermaye İradı” elde eden mükellef olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle kira geliri elde eden vatandaş gelir vergisi kapsamında mükelleftir, ödeme yapacak kiracı ise ödemeyi bankadan dekontla yapabilir, ayrıca gider pusulası düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Çünkü kira geliri elde eden vatandaş GVK 9. Maddeye göre vergiden muaf esnaf tanımında yer almaz.

Vergi Usul Kanunu’nun “Diğer vesikalar” başlıklı 242. maddesinde, ticari işletmelerin, kanunda özel olarak düzenlenenler “dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını bir dosyada muhafaza etmeye mecbur” oldukları belirtilmiştir. Şöyle ki yine VUK madde 134 gereğince yapılan bir inceleme işleminde Vergi yönetiminin delil kabul ettiği en önemli belgelerden birisi banka dekontlarıdır. Ayrıca KDV 84 seri nolu genel tebliğe de atıfta bulunacak olursak “Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumlarınca düzenlenmiş döviz alım belgesi aslı veya ilgili banka veya özel finans kurumu şubesince onaylanmış örneği” aranmaktadır.

Yukarıda yaptığımız açıklamalar ve verdiğimiz örnekler doğrultusunda banka dekontlarının tevsik edici bir belge niteliğinde olduğu açık ve net görülmektedir. İlgili özelgenin en kısa sürede düzeltilmesi ve kamuoyunda bu tür karışıklıklara ve ihtilaflara sebebiyet verilmemesi gerekmektedir.

                                                                                                           Ozan Bingöl

 

 

 

 

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>